|
Hz. Ömer (r.a.) anlatıyor:
Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Allah-u Teâlâ’nın kullarından öyleleri vardır ki -onlar ne peygamberlerdir
ne de şehidler- kıyamet günü Allah katındaki makamlarından dolayı hem
peygamberler hem de şehitler o kullara imrenirler. Sahâbe:
-Ey Allah’ın Resûlü (s.a.v.) onlar kimdir, bize anlat! Dediler.
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
-Onlar, aralarında herhangi bir akrabalık ya da ticari bir ilişkisi olmadığı
halde, sırf Allah’ın rızası için birbirlerini seven bir topluluktur. Vallahi
onların yüzleri nur gibidir. Nurdan tahtlar, koltuklar üzerine kurulup
otururlar. İnsanlar korkuya kapılırlarken onlar asla korkuya kapılmayacak;
insanlar hüzünlenirlerken onlar kesinlikle hüzünlenmeyeceklerdir. (Ardından şu
ayeti okudu:)
“İyi bilin ki Allah’ın veli kullarına asla korku yoktur ve onlar
üzülmeyeceklerdir de.
İnsanlar arasındaki ilişkiler iki temel üzerine kurulmuştur. Hz. Peygamber
(s.a.v.) bize böyle haber vermiştir.
Akrabalık.. “…aralarında bir akrabalık olmadığı halde…”
Maddi çıkar.. “…ya da aralarında ticari bir ilişki olmadığı halde…”
İnsanlar arasındaki ilişkileri iyiden iyiye inceleyenler, bu peygamberi sözün
bütünüyle doğru olduğunu hiç şüphesiz görecektir. İnsani ilişkilerin temeli,
akrabalık ve maddi çıkar olarak belirecektir.
Bu iki esas, insanların hayatında doğru konumlarına oturur, olmaları gereken
yerde olurlarsa düzen, emniyet ve güvenin gerçekleşmesini sağlarlar.
Fakat…
Akrabalık ve maddi çıkar üzerine kurulu ilişkilerden çok daha yüce, çok daha
üstün olan ve insanı hayatın, maddenin kir ve pisliğinden çekip alarak vicdani
temizliğe ulaştıran bir ilişki türü vardır.
Bu dereceye, ancak Allah için seven Mü’min kullar ulaşabilir.

Görüntüleme sayısı: 1023
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. |