Kapat
Değerli Dostumuz,
CumaMektubu.Com olarak sizlere daha iyi hizmet verebilmek ve üyeliğinizi msn aracılığıyla yapmak için açmış olduğumuz msn adresini ekleyerek bizimle irtibâta geçebilirsiniz.

msn@cumamektubu.com


(Msn üyelerimiz otomatik olarak CumaMektubu.Com sitesi üyesi olacaktır.)
DUYURU
hikayeler.gif
uye-ol.gif
bannerlar.gif
dostlarimiz.gif
msn.gif
indir.gif

Son Yorumlar

ALLAHU EKBER !!
Devamı...
Yazan.. nurcihan

Allah'u Teala bizler...
Devamı...
Yazan.. nurcihan

Çoban ve Ağaç PDF Yazdır E-posta
Yaşlı çoban, sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse onunla konuşarak:
"Hadi bakalım evladım, bu ihtiyarın elmasını ver artık." derdi. Ve bir elma düşerdi, en güzelinden, en olgunundan. Yaşlı adam, sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra babasından kalan Kur'an'ını okumaya koyulurdu.

Çoban, bu ağacı yirmi yıl kadar önce diktiğinde sık sık sular; bunun için de büyükçe bir güğüme doldurduğu abdest suyundan geriye kalanı kullanırdı. Elma ağacının kökleri, belki de bu sularla kuvvet bulmuş ve kısa sürede serpilip
meyve vermeye başlamıştı. Çoban o zamanlar henüz genç sayıldığından şöyle bir uzandı mı en güzel elmayı şıp diye koparırdı. Fakat aradan geçen bunca yıl içinde beli bükülüp boyu kısalmış, ağacınkiyse bir çınar gibi büyüyüp göklere yükselmişti. Ama boyu ne olursa olsun, ağaç yine de yavrusu değil miydi? Onu bir evlat sevgisiyle okşarken:
"Ver yavrum. Gönder bakalım bugünkü kısmetimi." derdi. Ve bir elma düşerdi hiç nazlanmadan, yıllar boyu hiçbir gün aksamadan. Köylüler, uzaktan uzağa gözledikleri bu hadiseyi birbirlerine anlatıp yaşlı çobanın veli bir zât olduğunu söylerlerdi.

Yaşlı adam, ağacın altında dinlenip namazını kıldığı bir gün yine elmasını istedi. Ancak dallar dolu olmasına rağmen, nedense bir şey düşmemişti. Sonra bir daha, bir daha tekrarladı isteğini. Beklediği şey bir türlü gelmiyordu. Gözyaşları, yeni doğmuş kuzuların tüylerini andıran beyaz sakalını ıslatırken ağacın altından uzaklaşıp koyunların arasına attı kendini. Yavrusu, meyve verdiği günden bu yana ilk defa reddediyordu onu. İhtiyar çobanın beli her zamankinden fazla bükülmüş, güçsüz bacakları da vücudunu taşıyamaz olmuştu. Hayvanlarını usulca toplayıp köye doğru yöneldiğinde, aşağıdaki caminin her zamankinden daha nurlu minarelerinden yankılanan ezan sesiyle irkildi birden. Yeniden doğmuştu sanki çoban. Bir şey hatırlamıştı. Çocuklar gibi sevinerek ağacın yanına koştu ve ona şefkatle sarılırken :
"Canım!" dedi, hıçkırıp ağlayarak. "Benim güzel evlâdım, mis kokulum. Şu unutkan ihtiyarı üzmeden önce, neden söylemedin bugünün Ramazan'ın ilk günü olduğunu? "
Image

Görüntüleme sayısı: 1758

  Yorumlar (2)
RSS yorumları
 1 Yazan Mustafa website, 17-10-2007 16:20
Evet bu Mektup Çok hoş ve anlamlı... Vefa,Özveri Dostluk Sevgi her yönden bakarsanız bakın güzellikler. İnsanı; keşke, Keşke bende böyle bir sevgi ile yansam, benide Böyle sevseler diye iç geçiresi geliyor... Ulaştıran Paylaşan tüm Kardeşlerimden allah Razı olsun...
 2 Kolay Gelsın
Yazan lim_10, 18-10-2007 16:23
bu sıteyı iştegenctekı arkadasımdan aldım ama bundan haberı yuukk. ondan ozur dılıyorum ızınsız aldıgım ıcın.. 
sıtenız cok basarılı..  
herkesın bakmasını tavsıye ederım... 
emegı gecen herkesın elıne saglıkkk..

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >