Kapat
Değerli Dostumuz,
CumaMektubu.Com olarak sizlere daha iyi hizmet verebilmek ve üyeliğinizi msn aracılığıyla yapmak için açmış olduğumuz msn adresini ekleyerek bizimle irtibâta geçebilirsiniz.

msn@cumamektubu.com


(Msn üyelerimiz otomatik olarak CumaMektubu.Com sitesi üyesi olacaktır.)
DUYURU
hikayeler.gif
uye-ol.gif
bannerlar.gif
dostlarimiz.gif
msn.gif
indir.gif

Son Yorumlar

ALLAHU EKBER !!
Devamı...
Yazan.. nurcihan

Allah'u Teala bizler...
Devamı...
Yazan.. nurcihan

Fetih ve Fatih PDF Yazdır E-posta
Akşemseddin Hazretleri, talebesinin dünyadan ziyâde âhirete müştak olduğunu ve sadece şehadet istediğini görünce daha bir aşka gelir. Ama bilir ki fetih de, şehadet de tedbir ile değil takdir iledir. Tedbir kula, takdir ise Allah’a aittir. Yapılması gereken; bütün hazırlıkları en mükemmel hâliyle yerine getirmek, ondan sonra da Yüceler Yücesi’nin önünde divan durmaktır. Ve bunu talebesine şu şekilde nasihat eder:

Ey Sultanım,
Ey Oğul,
Din-i Mübîn içindir gayretin,
Her hâlinden bilirim.
Cesaretin Hamza misâl,
Gözlerinden görürüm.
Eğer benden can istersen,
Tasalanma, veririm.
Şehadet gâyesine,
Ardın sıra gelirim.
Lâkin bu iş mânâ işi,
Madde ile olmaz ancak,
Dua gerek, ihlâs gerek, aşk gerek,
Hakk’ın dergâhında inleyerek,
Günler geceler geçirmek gerek.

Oğul!
Sen doğduğunda,
Hocam Bayram-ı Veli,
Bir müjde vermişti ikimize,
Sorduğunda Murad Han’ım,
Fetih müyesser mi diye?
Nasip değil bize, lâkin
Mevlâm nasip buyurmuş,
Şehzâde ile köseye,
Demişti.
Murad Han ki bu yüzden,
Seni bugün için yetiştirmişti.

Oğul,
Dersin ki,
Ben fetih isterim.
Her fetih de bir fâtih ister.
Sen Fâtih ol ki,
Fetih de senin olsun.
Bil ki her kişi Fâtih olmaz,
Er kişi Fâtih olur.
Sanma ki düşmanın sadece taş, topraktır,
Taş, toprak olur ufalır,
Toprak, suya karışır gider.
Ay, güneş doğar batar,
Güneş, gece olur örtülür,
Asıl fetih ne bu ne o,
Asıl fetih, içindedir.
En büyük düşmana karşı zaferdir.
Uhud’daki müşrikten de,
Bizans’tan da
Büyük düşmana…
Önce onu yen ki içinde,
Gerçek Fâtih olasın.
Fethi taşta, toprakta değil,
Önce içinde bulasın.

Oğul,
Sen bir şehri kuşatırsın,
Nefis de seni kuşatır.
Konstantin’i yenmek kolay,
Bizans taş ve toprak,
Lâkin nefsi yenmek zordur.
Bizans’ı yensen de, yenilsen de,
Ya şehitsin ya gazi,
İkisi de kârdır.
Nefse yenilirsen amma,
Kalbin taş, gözün kördür,
Elinde tuttuğun kordur.
Bunu böyle bil ve önce nefsini yen,

İşte o zaman doğru der,
Ben asıl Fâtih’im diyen.
Uğrun açık,
Bahtın ak,
Kılıcın keskin,
Gazan mübarek olsun.

Mehmed Han’ın, seçilmiş askerleriyle, 6 Nisan günü başladığı Konstantiniyye Kuşatması, 29 Mayıs 1453 tarihinde ‘İstanbul’un Fethi’ ile neticelenir. Sultan, seçilmiş ordunun seçilmiş kumandanı olarak Ayasofya’da iki rekât şükür namazı kılar ve Rabb’ine gözyaşları ile hamdeder. Mehmed Han, sadece Konstantiniyye’yi İstanbul yaptığı için değil, dünyanın bütün nimetleri ayağının altında serili olduğu hâlde, inancında asla bir zaaf göstermediği için “Fâtih” olmuştur. Şehadet isteğine o zaman kavuşamamış; ama 1481 yılında zehirlenilmek suretiyle şehit edilerek, hem şehitlik hem de gazilik rütbeleriyle, müjdesine nâil olduğu Âlemin Yaratılış Gâyesi’nin (sas) huzuruna varmıştır. Allah, O’ndan ve seçilmiş askerlerinden ebeden râzı olsun ve bizleri şefaatlerine nâil eylesin. Ruhları şâd olsun.
72.jpg


Görüntüleme sayısı: 114

  Bu mektuba ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >