| Hacc'ı Kabul Edildi |
|
|
|
|
Abdullah bin Mübârek [736-796], bir sene hacca gitmişti. Hacdan
sonra rüyada, meleklerin gökten indiklerini gördü. Meleklerden biri, diğerine
sordu:
-Bu sene kaç kişi hacca geldi?
-Altıyüzbin kişi.
-Ali bin Muvaffak, ya sizinki?
-Abdullah bin Mübârek, cevabını
vermemle, feryat edip, kendinden geçti. Kendine gelince, gördüğüm rüyâyı
kendisine anlattım.
-Haccının kabûl edildiğini ve kendi
Haccı ile beraber altıyüzbin kişinin Haclarının da kabûl edildiğini haber
vererek, bana nasıl bir hayırlı amel işlediğini anlat, dedim.
-Ben ayakkabı tamircisiydim. Otuz
seneden beri Hacca gitmek arzusundaydım. Bu işimden otuz senedir, üçyüz dirhem
(1440 gr) gümüş biriktirdim. Bu sene Hacca gidecektim. Hanımım hamileydi.
Komşunun evinden yemek kokusu burnuna geldi. Hanımım komşudan yemek istememi
söyledi. Komşuya gidip, hanımımın arzusunu söyledim Komşum ağlayarak: ”Ey Ali
bin Muvaffak, bizim bu yemeğimiz size helâl değildir. Çünkü üç gündür,
çocuklarım bir şey yememişlerdir. Bütün Şam şehrinde hiçbir iş bulamadım. Kimse
bana iş vermedi. Ölü bir hayvan gördüm. Ondan çocuklara yemek pişiriyorum. Size
helâl olmaz” dedi. Bunu duyunca, içime bir acı düştü. ”Niçin Kâ’be’ye gideyim.
Benim haccım buradadır” dedim. Hac azığım üçyüz dirhemi komşuma verdim. ”Bunu
al ve çoluk çocuğuna nafaka yap. Benim Haccım da bu olsun” dedim. ![]() |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

Cuma Mektubu (41-50) 



