|
Her İşin Başı BİSMİLLAH!! |
|
|
|
Sâlihâ bir kadının güzel bir alışkanlığı vardı. Bir işe başlarken daima besmele çekerdi. Bu kadıncağızın dinine pek bağlı olmayan ve dinle alay eden bir kocası vardı ki, o da karısının her işinde besmele çekmesine içerler: “Ne lüzûmu var, her zaman ‘bismillâh’ deyip durmanın..” derdi kendi kendine.
Bir gün: “Ona bir oyun yapayım da öğrensin besmelenin her zaman işe
yaramadığını.” diye düşündü ve karısına bir kese altın verip sağlam bir
yere saklamasını tembih etti. Kadın keseyi alırken yine: “Bismillâh”
dedi, sandığa doğru yürüdü. Kocası da onu takip ediyordu. Kadın besmele
ile keseyi sandığa koyup ağzını kapattı.
Aradan bir-iki gün geçtikten sonra adam gizlice sandığı açtı ve keseyi
alıp dışarıdaki su kuyusuna attı. Sonra da gelip karısına: “Hanım para
lâzım oldu, keseyi getirsene.” dedi. Adam karısının parayı
bulamayacağını ve dolayısıyla besmele çekmenin bir yararı olmadığını
anlayacağını düşünüyordu. Kadıncağız besmele ile sandığı açtı, keseyi
aldı; ancak kese ıslaktı. “Bu keseye sandığın içinde ne oldu da
ıslandı?” diye şaşırdı. Fakat kocası ondan daha fazla hayret içinde
kalmıştı. Çünkü para kesesini kuyuya bizzat kendisi atmıştı. Vaziyeti
gördükten sonra adam meseleyi kadına anlattı: “Karıcığım, keseyi ben
kuyuya atmıştım; fakat besmelen seni mahcup olmaktan kurtardı. Artık
ben de besmelenin kerâmetine inandım...”
|