| Namaz Skandalı!!! |
|
|
|
|
Ar.Tık.Tık..Tık… UYAN ..!!!İtiraf Ediyorum… O izbe yerde ben de namaz kılmıştım… Hatta Organize Olmuştuk. Yanımda Abdüssamed, Ömer ve Fatih de vardı. Tayfur, Örgüt Lideri olarak İmamlık Yapmıştı!!!..* *İlk defa haftalık azık özele açıklıyorum… Bağcılar Lisesi’nde namaz skandalı! (İktibas)
Son yılların en büyük çete operasyonunda Bağcılar Lisesi’nde ‘toplu
namaz’ eylemi ortaya çıkarıldı. Yasadışı namaz eyleminde kullanılan başörtüsü,
seccade ve duvar saati ele geçirildi. Neyse Bağcılar’a dönelim. Suç aletleri olan başörtüsü ve seccadeler kullanıldığı için ‘düzenek’ tamamlanmış, yani bunlara tehlikesiz dememiz mümkün değil. Ayrıca eylem toplu yapıldığı için ‘örgüt’ ispat edilmiş durumda. Anlayacağınız, ‘Burası Bağcılar, buradan çıkış yok’. İş bilir bir avukat, Diyanet’ten görüş alarak kadınların namazı cemaatle kılmaları gibi bir uygulamanın olmadığını belirterek olayı hafifletebilir. Ama suç aletlerinin kullanıldığı ve düzeneğin tamamlandığı apaçık ortada! Bazı okurların bu kinayeli anlatımdan dolayı bana yine kızacağını biliyorum. İnanın bu saçmalıklara tahammül etmenin başka yolu yok. Bazı gazeteler, hem de bilgiç bir havayla öyle anlamsız şeyler yazıyor ki düz anlatımda tıkanıyoruz. Hiç dinî bilgiye gerek yok, fotoğraflara baktığınızda bile toplu eylem olmadığı anlaşılıyor. Kızların kimisi ayakta, kimisi oturuyor. Teneffüs saatinde 7-8 kişi aynı mekânı kullanarak ibadetini yapıyor. Sırf olayın ajitasyon çeşnisini artırabilmek için ‘toplu namaz’ ve ‘ders saati’ ifadeleri tercih ediliyor. Hadi şu cümleyi saç baş yolmadan okuyun da göreyim: “Yerleri halı ve seccade kaplı bu odanın duvarında namaz saatlerini kaçırmamak için bir de duvar saati asılı.” Her bir namaz arasında 4-5 saat olduğunu, vaktin zaten ezanla duyurulduğunu dile getirebilirsiniz. Gençlerin kolunda saat olduğunu, cep telefonlarının bu ihtiyacı fazlasıyla karşıladığını belirterek nefes tüketebilirsiniz. Hepsi boşuna, ‘bakın hiçbir ayrıntı gözümüzden kaçmıyor’ havası basan zehir hafiyeler sizi dinlemez bile. Namaz kaçırmak tabirini bir yerden duymuşlar ya, uçup gidebilen anlık bir şey olduğunu sanıyor, zavallılar. Mescit açmak yasakmış, saçma ama yasak. Tamam. Peki, bireysel olarak bir yere seccade serip namazımı kılmak istiyorum. Böyle bir yasak var mı? Öğrenciyken en çok ağırıma giden konu buydu. Sanki bir suç, büyük ayıp işliyor gibi merdiven altlarında, bodrumlarda, gazete kâğıtlarının üzerinde namaz kılmak yüreğimi yaralardı. Şimdi bodrumu bile çok görüyorlar. Gerçekten demokrasi ve laikliği yaşayan bir ülkede haber şu şekilde olmalıydı: Bu çocukları nasıl böyle mezbeleliklere mahkum edersiniz? İki kişinin seccade serip namaz kılacağı bir odayı çok mu gördünüz? Hıristiyanlığın en koyu şekillerinden birini yaşayan bir ülkeye yerleşmiş bir arkadaşım anlatmıştı. İlkokul 5. sınıfa giden kızı babasından habersiz okul müdürüne bir dilekçe verir. ‘Biz Müslüman’ız, günde birkaç defa ibadet etmemiz gerekir. Bana bu imkânı hazırlayabilir misiniz?’ Müdür önce şaşırır, biraz zaman ister. Bir hafta sonra küçük bir oda tahsis edilir. Kendi insanımıza reva gördüğümüz uygulamalar içimizi acıtıyor. BÜLENT KORUCU ( Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır )
Yoksa onlar bizden daha mı çok Müslüman diye düşünmeden edemiyor insan.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

Cuma Mektubu (41-50) 



