| Ölüm Gelmeden Önce |
|
|
|
|
Bir Allah Dostu, talebeleriyle beraber bir sohbetten dönüyormuş.
Bir kabristanın yanından geçerken o veli zat bir kabri işaret ederek talebelere
sormuş.
- “Devamlı namaz kılar” demiş , kimisi;
- “Devamlı oruç tutar ” demiş, kimisi;
- “Bütün malvarlığını Allah yolunda sarfedip, sadaka verir”
demiş, kimisi de;
- “Hemen hacca gider ve asla günahlara girmez” demiş…
Talebelerin fikirleri hep bu minvaldeymiş. O veli zat tebessümle karşılık
verip;
- “Elbette hepinizin dediği doğru, şu anda o kabirdeki kimse
dirilse namazlarını, oruçlarını ve diğer ibadetlerini daha hassas şekilde
yapmaya gayret eder.” ve devam etmiş “O Şahsın tekrar dirilme, buraya gelme
imkanı yok, artık o kapı kapalı, fakat siz buradasınız ve kabre doğru
gidiyorsunuz, yani sizin kabre gideceğiniz kat’i. O şahsın yapacağını
söylediğiniz şeyleri şimdi siz neden yapmazsınız veya gevşek davranırsınız? “
Talebeleri o günden sonra dini emirlere daha hassas davranıp,
dün ölenlerin azap çektiği basit fani meseleler için bugün artık birbirilerini
yemekten vazgeçmisler.
Paylaşımından dolayı Erhan KARACA kardeşimize çok teşekkür
ederiz.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

Cuma Mektubu (41-50) 



